Sağ kalan eş zümre mirasçısı olmayıp her zümre ile birlikte mirasçı olma hakkına sahiptir ancak terekenin tasfiyesinden önce mal rejimi tasfiyesi yapılması gerekir. TMK md. 499’a göre eş değişik zümrelerle birlikte farklı miras paylarına hak kazanır.
Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler. TMK md. 181 uyarınca boşanan eşler birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar. Aynı şekilde boşanan eşlerin birbirleri lehine yaptıkları ölüme bağlı tasarruflar da kanun gereği kendiliğinden ortadan kalkar ancak söz konusu ölüme bağlı tasarrufta eşlerin boşanması durumunda dahi geçerli olacağına dair bir hüküm bulunması halinde işbu tasarruf geçerliliğini korur.
Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölmesi durumunda ölen davacının mirasçılarından birinin davaya devam etmesi ve davalının kusurunun saptanması durumunda eşlerin birbirlerine karşı yasal mirasçılığı devam eder.
Doğmamış çocuğun miras hakkının bulunması için çocuğun öncelikle medeni kanun anlamında kişilik kazanması gerekmektedir.
TMK madde 28 uyarınca, kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.
TMK md. 582 uyarınca cenin sağ ve tam doğumu halinde mirasçı olabilmektedir. Ölü doğum halinde mirasçılık söz konusu olmayacaktır.
Evlilik dışı doğan çocuk ile baba arasında soybağı tanıma veya hakim kararı ile kurulmuş ise birbirlerine mirasçı olabilirler. Evlilik dışı doğan çocuğun miras payı evlilik içi hısımlardaki gibi işleyecektir.
Evlatlığın miras hakkı TMK 500. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre evlatlık ve evlatlığın altsoyu evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Buna karşılık evlatlığın evlatlık geldiği ailedeki mirasçılığı da son bulmayacaktır. Buna karşılık evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olamazlar.
Miras bırakanın birinci, ikinci, üçüncü derece hısımları, evlatlığı ve sağ kalan eşi yoksa ve yine miras bırakan mirasının tamamını sağlığında ölüme bağlı bir tasarrufa konu etmemişse mirasın tamamı devlete kalır.

