6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 124. Maddesine göre ticaret şirketleri kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir. Kooperatifler ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kurulan “değişir ortaklı” ve “değişir sermayeli” ortaklıklardır. Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla en az 7 gerçek ve tüzel kişi tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir. Kooperatifler yapıları itibariyle kendilerine özgü ticari işletmelerdir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “Anonim Şirket Hükümlerine Atıf” başlıklı 98 nci maddesinde, ” Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.” düzenlemesi yer alır.
Görülmektedir ki, bu işletmeler salt 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu değil hukukun birden fazla dalı ile ilgili olup ayrıca kendi içerisindeki alt düzenlemelerle ayrı bir uzmanlık gerektiren bir alandır. Özellikle de 26.10.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7339 sayılı Değişiklik Kanunu ile oldukça köklü değişiklikler hayata geçirilmiştir.
Bununla birlikte 1163 sayılı Kanunun 62. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifa ederken gereken titizliği göstermesi ifade edilirken, yönetim kurulunun, kendi tutanakları ile genel kurul tutanaklarının, gerekli defterlerin ve ortak listelerinin muntazam hazırlanıp, tutulup, saklanmasından ve işletme hesabiyle, yıllık bilançonun kanuni hükümlere uygun olarak hazırlanıp tetkik olunmak üzere denetleme kuruluna verilmesinden kaynaklanan sorumluluğu düzenlenmiştir.
Aksi bir durumda, yönetim kurulu üyelerinin, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olacağı, suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları hüküm altına alınmıştır.
Bunun dışında ortaklık iş ve işlemleri, ortakların hak ve yükümlülükleri, yönetim kurulunun görev ve yükümlülükleri, denetim kurulu, genel kurulun faaliyetleri, olağan ve olağanüstü genel kurul toplantıları, kooperatif hesapları, ortak içi ve ortak dışı işlemler, gelir gider farkının dağıtımı, risturn istisnaları 1163 sayılı Kanun ve diğer düzenlemelerde belirtilen kurallarla sıkı sıkıya hüküm altına alınmış olup hukuki destek alınması gereken konulardır.
Ayrıca kooperatifler esas amaçlarının kâr olmaması; ortaklarının müşterek ihtiyaçlarını karşılıklı yardım ve dayanışma ilkesi çerçevesinde karşılamak amacıyla kurulmaları nedeniyle kooperatif kuruluşlarının muafiyet ve istisnalardan yararlanmaları sağlanarak vergilendirme yönünden farklılıklar oluşturulmuştur. Sonuç olarak, bu ticari işletmeler Türk Ticaret Kanununda sayılan diğer ticari işletmelerden ayrılmaları ve kendilerine has bir yapıya sahip olmaları nedeniyle profesyonel bir hukuki destek alınması hem ortakların hem de kooperatifin faydasına olacaktır.
Kooperatiflerde avukat bulundurma zorunluluğu Türk Ticaret Kanunu veya Kooperatifler Kanunu ile değil, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35. maddesi ile getirilen bir yükümlülüktür ve sadece adı geçen yasada belirtilen şartları taşıyan yapı kooperatiflerini kapsamaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin üçüncü fıkrasına göre,
Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verileceği, dikkate alınması gereken bir husustur.

