Menfi Tespit davaları ile istirdat davaları birbirleriyle oldukça ilgili davalardır. Geri alma davası, olumsuz tespit davası açmayan borçlunun borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalması sonucu ödediği parayı geri almak için açtığı davadır. Nitekim İİK madde 33 de “Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır.” Hükmü yer almaktadır.
İstirdat davası hukuki niteliği itibariyle eda davasıdır. İcra hukukundan kaynaklanan ve genel mahkemelerde görülen bir eda davasıdır. İstirdat davası şartları şunlardır;
Bu durumlardan birinin varlığı halinde haksız bir ödemede bulunan borçlunun yahut borçlu yerine geçerek ödeme yapan kişinin istirdat davası açmasında hukuki yararı vardır.
Aşağıda da izah edildiği üzere, bu dava menfi tespit davasının bir türü niteliğindedir ve iki farklı durumda mümkün olmaktadır.
Borç ödendikten sonra kural olarak menfi tespit davası açılamaz. Zira borçlunun hukuki yararı yoktur. Ancak İcra İflas Kanunu’nun 72.maddesinin 6, 7 ve 8.fıkraları gereği menfi tespit davası açılmış olmasına rağmen ihtiyati tedbir kararı almayan ve borcu ödemek zorunda kalan takip borçlusunun açtığı menfi tespit davası istirdat davasına dönüşür.
Kural olarak istirdat davasında tazminata hükmedilmez; ancak menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi durumunda dava sonunda menfi tespit davasında açıklanan şekil ve şartlara uygun olarak tazminata hükmedilir.
Takip borçlusu kural olarak borcunu ödedikten sonra menfi tespit davası açamaz. Takip borçlusunun ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmesi istirdat davası ile mümkün olmaktadır.
İstirdat davasının açılması için 1 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu süre, borç olmayan paranın icra dairesine ait banka hesabına tamamının yatırılması ile işlemeye başlar. Bu paranın alacaklıya ödenmesi bu süre hesabında önemli değildir.
Davacı istirdat davasında paranın ödenmesinin lazım gelmediğini ispat etmelidir. İstirdat davası sonunda verilen hüküm, kesin hüküm oluşturur ve icra inkar tazminatına hükmedilemez.

