İkale sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu ve sair ilgili mevzuatta düzenlenmemiştir. Anılan bu sözleşme kanunda yer almayıp, uygulamalarla ve Yargıtay kararlarıyla hukukumuza yerleşmiştir. Bu sözleşmeyle taraflar, iş sözleşmesinin ne zaman, nasıl, ne şekilde, işçiye hangi hakların ödenerek sona erdirileceği konusunda anlaşırlar. Dolayısıyla işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesi ikale sözleşmesiyle sona ermişse, işçi işe iade davası açamayacaktır.
İkale bir sözleşmedir. İkale, iş sözleşmesinin tarafların anlaşmasıyla (sözleşme yoluyla) sona erdirilmesini sağlayan bir bozma sözleşmesidir.
İkale sözleşmesinin geçerliliği de şekle bağlı değildir. İkalenin ispatı da yazılı şekle tabi değildir. İkale her türlü delille ispat edilebilmektedir. Hatta ikale sözleşmesinin varlığının ispatı için tanık dinletilebilecektir.
Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmeleri ikale yoluyla sona erdirilebilecektir. Ancak ikale sözleşmesinin geçerli olabilmesi için işçinin sözleşmenin mahiyeti hakkında bilgilendirilmiş olması gerekmektedir. Yine iradenin sakatlanmamış olması da bir diğer geçerlilik şartıdır. Ayrıca işçinin iş sözleşmesini ikale yoluyla sona erdirmesinde makul bir menfaatinin de bulunması gerekmektedir.
İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda dava açabilir.
Bununla birlikte, taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.

