İş kazası, kişinin çalışma hayatında 5510 sayılı Kanunda sayılan hallerden birinde meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hale getiren olaydır. İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı ifade etmektedir. İş kazası; işçinin işini yaparken, işine giderken veya işiyle ilgili herhangi bir faaliyeti esnasında kaza geçirmesidir. İş kazası davalarında işverenin kusuru bulunması zorunlu olmayıp, kusuru bulunmaksızın kaçınılmaz olarak kazanın gerçekleştiği hallerde dahi mevzuatımız gereği işverenin sorumluluğuna gidilmektedir.
Örneğin; İş yerine ait araç ile iş yerinin önündeki bahçede beklerken sel baskını sonucunda işçinin vefat etmesi iş kazasıdır.
İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. Ayrıca işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlamakla yükümlüdür.
Kurumumuzca bir olayın iş kazası olup olmadığının değerlendirilebilmesi için öncelikle iş kazası geçiren kişinin,
hallerinin bir arada bulunması gerekmektedir.
Hizmet akdine tabi çalışan sigortalıların iş kazası hallerinin bildirimi işverenleri tarafından yapılmalıdır. İşverenlerin iş kazasını;
Kolluk kuvvetlerine derhal; sosyal Güvenlik Kurumuna ise olayın olduğu tarihten sonraki üç işgünü içerisinde bildirilmesi gerekmektedir.
Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalıların iş kazası hallerinin bildirimi kendileri tarafından yapılmalıdır. (4/b) sigortalıları iş kazasını, Sosyal Güvenlik Kurumuna bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonraki üç işgünü içinde bildirmeleri gerekmektedir.
Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalıların iş kazası hallerinin bildirimi kendileri veya işverenleri tarafından yapılmalıdır. Kendilerinin/işverenlerin iş kazasını kolluk kuvvetlerine derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna ise olayın olduğu tarihten sonraki üç işgünü içerisinde bildirmeleri gerekmektedir.
Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların, iş kazası sigortasından sağlanan yardımlardan yararlanabilmeleri için iş kazasının olduğu tarihten en az on gün önce tescil edilmiş olmaları, sigortalılıklarının sona ermemiş olması ve geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeneceği tarihte prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekmektedir.
4/a sigortalılık statüsüne tabi sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde, belirtilen sürelerde işverence bildirim yapılmaması durumunda, bildirimin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir. Ayrıca bildirimi süresinde yerine getirmeyen işverenlere idari para cezası uygulanmaktadır. Söz konusu idari para cezaları, işyerinde çalışan sigortalı sayısı ve işyerinin az tehlikeli, tehlikeli, çok tehlikeli sınıfta yer alması durumuna göre farklılaştırılmış olup her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanmaktadır.
4/b sigortalılık statüsüne tabii sigortalıların iş kazası geçirmeleri ve belirtilen sürelerde bildirim yapılmaması hâlinde ise, bildirim tarihine kadar geçen süre için yapılacak geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez. Bildirim tarihinden sonraki sürelere ait geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
İş kazası sigortasından doğan haklardan yararlanabilmek için herhangi bir prim günü sınırı bulunmamakta olup, iş kazası sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
Geçici iş göremezlik; sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama halidir.
Geçici iş göremezlik ödeneği; sosyal sigortacılık bakımından, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigorta kollarından istirahatli bulunan sigortalıya işten kaldığı günler için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen parasal yardımdır.
Geçici iş göremezlik ödeneği; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için ödenir.
İş kazası- meslek hastalığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise günlük kazancın üçte ikisidir.
Ancak, 4/b sigortalılık statüsüne tabi sigortalılara, iş kazası ve meslek hastalığı halinde geçici iş göremezlik ödeneği yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede ödenir.
İş kazası sonucu ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinden yararlanma koşulları arasında belli bir sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaş gibi faktörler yer almaz. Sigortalılık niteliği devam eden sigortalının iş kazası sonucu iş göremez hale gelmesi durumunda Kurumca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
Ancak, 4/b sigortalıları ile tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalılarının geçici iş göremezlik ödeneği hakkından yararlanabilmeleri için genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekmektedir.
Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanmaktadır.
Sürekli iş göremezlik geliri sigortalının; tam iş göremezliği halinde günlük kazanç x 30 x % 70 , kısmi iş göremezliği halinde ise günlük kazanç x 30 x % 70 x SİD (sürekli iş göremezlik derecesi) formüllerine göre hesaplanmaktadır.
Kanuna göre bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi, geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse, buna ait Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporun tarihini takip eden ay başından başlatılmaktadır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 417/3maddesi “İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.” hükmü yer almaktadır. Borçlar Kanununda yer alan ölüm ve bedensel zarar hallerinde istenebilecek tazminatlar aşağıda gösterilmiştir.
İş kazası zamanaşımı süresi kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıldır. Ancak kazanın aynı zamanda suç teşkil etmesi halinde, Ceza Kanun’unda öngörülen daha uzun zamanaşımı süreleri de uygulanabilecektir.
İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası Açma Süresi belirli bir hak düşürücü süreye tabi olmamakla birlikte 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 146. Maddesine göre 10 Yıllık Zamanaşımına Tabidir.
İş kazalarına bakmakla yetkili iş mahkemeleri şu şekilde belirlenir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.6):
İşçi ve işveren arasında yukarıdaki hükümlere aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.
İş Kazası nedeniyle ölüm gerçekleşmemiş ise 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 89. Maddesindeki “Taksirle Yaralama” suçuna vücut verecektir. Bu halde şikayet süresi Türk Ceza Kanununun 73. Maddesine göre ALTI (6) AYDIR.
İş Kazası nedeniyle işçi ölmüş ise eylem Türk Ceza Kanununun 85. Maddesinde ifade edilen “Taksirle Öldürme” suçuna vücut vereceğinden bu halde suçun takibi şikayete bağlı olmayıp, savcılık makamı tarafından resen soruşturma açılacaktır.
Bu halde şikayet de bir süreye tabi değildir.
Buna karşılık Açılmış olan ceza soruşturmasındaki şikayetinden vazgeçmek ya da hiç şikayetçi olunmadığının bildirilmesi işçi için herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermemektedir.

